Maliyet Artışı Karşısında Doğrudan Fesih mi, Uyarlama mı?

Olağanüstü koşullarda (salgın, ekonomik kriz vb.) sözleşme dengesi bozulan yükleniciler bazen sabırsız davranarak doğrudan fesih yoluna gitmektedir. Ancak hukuk düzeni, sözleşmenin ayakta tutulmasını (ahde vefa) öncelikli sayar. Bu tür karmaşık ihale, sözleşme ve hakediş sorunlarınızda, sürecin doğru yönetilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi için Yaka Danışmanlık uzmanlığından destek almak, doğru hukuki yolu seçmenizi sağlar.

Kararın İlgili Kısmı

"Fiyat artışları öngörülemez sınırlarda gerçekleşmiş ve edim dengesi aşırı ölçüde bozulmuş ise TBK 138. madde kapsamında aşırı ifa güçlüğü söz konusu olabilir ise de bunun için de mahkemeden uyarlama talebinde bulunulabilecek iken davacının bu yola gitmeksizin doğrudan sözleşmeyi feshettiğini..."

Salgın Hastalığın Sözleşme İfasına Etkisi

Yüklenici, coronavirüs salgını nedeniyle yemek hizmeti borcunu ifa etmesinin imkansızlaştığını ileri sürerek sözleşmeyi feshetmiştir. Mahkeme ise salgın hastalığın varlığının her durumda "mücbir sebep" veya "ifa imkansızlığı" yaratmayacağını, hizmetin devam edip etmediğine bakılması gerektiğini vurgulamıştır.

Hukuki Yöntem Hatası: Doğrudan Fesih Riski

Mahkeme, eğer yüklenicinin mali dengesi aşırı bozulmuşsa, Türk Borçlar Kanunu (TBK) 138. maddesi uyarınca mahkemeye başvurarak sözleşme şartlarının güncellenmesini (uyarlama) istemesi gerektiğini belirtmiştir. Yüklenicinin bu yasal yolu kullanmadan, idareye seçenek sunmadan doğrudan sözleşmeyi feshetmesi "edimlerini yerine getirmeme" olarak değerlendirilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.

Sonuç

Pandemi veya ekonomik kriz tek başına sözleşmeyi tazminatsız feshetme hakkı vermez.

Yüklenici, maliyet artışları nedeniyle işi bırakmadan önce "uyarlama davası" açarak şartların iyileştirilmesini talep etmelidir.

Mahkemeden uyarlama kararı almadan yapılan tek taraflı fesihler, kesin teminatın gelir kaydedilmesine yol açar.