İdare Hatalı İhale Yaptı, Sözleşmeniz İptal Oldu: Damga Vergisini Kim Ödeyecek?

Bir kamu ihalesini kazandınız, sözleşmeyi imzaladınız ve yüksek tutardaki sözleşme damga vergisini, karar pulunu ve KİK payını peşin olarak ödediniz. Ancak işe başladıktan sonra, ihaleye katılan başka bir firmanın açtığı dava sonucunda, İdare Mahkemesi "idarenin ihale işlemini hatalı yaptığı" gerekçesiyle ihaleyi iptal etti. İdare de bu mahkeme kararına dayanarak sizin sözleşmenizi feshetti/tasfiye etti. Bu durumda, sizin hiçbir kusurunuz olmamasına rağmen, sözleşmenin kalan kısmı için peşin ödediğiniz bu paralar yanacak mı? Bu tür karmaşık ihale, sözleşme ve hakediş sorunlarınızda, sürecin doğru yönetilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi için Yaka Danışmanlık uzmanlığından destek almak, idarenin kusurundan kaynaklanan fesihlerde uğradığınız menfi zararların (masrafların) tamamını geri almanızı sağlar. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 28.05.2025 tarihli ve 2025/937 E., 2025/2250 K. sayılı kararı, bu durumda parayı idareden alabileceğinizi net bir şekilde ortaya koymuştur.

Kararın İlgili Kısmı

"...iş sahibinin alınan mahkeme kararı ile işin tasfiyesini zorunlu olarak gerçekleştirdiği, ortaya çıkan imkansızlıktan iş sahibinin kusurlu olmadığı... davacı vekilinin davasını ıslah ettiği, somut olayda davacının kendi kusuru olmaksızın, İşletme ve İştirakler Müdürlüğü'nün davacı şirket ile arasında imzalanan sözleşmenin mahkeme kararı ile iptali sonucunda toplamda 397.735,84 TL damga vergisi, karar pulu ve KİK payı için fazla ödemede bulunduğunun anlaşıldığı..." (Not: Yargıtay bu gerekçeyle davanın kabulünü ONAMIŞTIR.)

Olayın Arka Planı: Yargı Kararıyla Gelen Tasfiye

Bir personel hizmet alımı işinde, idare (davalı) ile sözleşme imzalayan yüklenicinin (davacı) sözleşmesi, işin %66'lık kısmı tamamlandıktan sonra idare tarafından tasfiye edilmiştir. Tasfiyenin nedeni, ihaleye katılan başka bir firmanın (davadışı Rota şirketi) açtığı idari davayı kazanması ve idarenin bu mahkeme kararı gereği sözleşmeyi o firmaya devretmek zorunda kalmasıdır.

Yüklenici, fesihte hiçbir kusuru olmadığını, idarenin en baştaki hatalı ihale işlemi nedeniyle bu durumun yaşandığını belirterek, sözleşmenin gerçekleşmeyen kısmına (%34) isabet eden ve peşin ödediği menfi zararlarının (damga vergisi, karar pulu, KİK payı) iadesi için dava açmıştır.

İdarenin Savunması: "Benim Kusurum Yok, Mahkeme Kararını Uyguladım"

Davalı idare, sözleşmenin feshinin kendi hatasından değil, bağlayıcı bir yargı kararı gereği zorunlu olarak yapıldığını, bu nedenle kusurlu olmadığını ve tazminat (menfi zarar) ödememesi gerektiğini savunmuştur.

Yargıtay'ın Onadığı Karar: "İdarenin İlk Hatası Zararın Sebebidir"

İlk Derece Mahkemesi, Bölge Adliye Mahkemesi ve bu kararları onayan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, yükleniciyi haklı bulmuştur. Yargı kararlarının mantığı şu şekildedir:

Sözleşmenin İptal Nedeni: Sözleşmenin iptal edilmesine neden olan İdare Mahkemesi kararı, davalı idarenin kendi ihale sürecini en başta hatalı yürütmesinden kaynaklanmıştır.

Kusur İlkesi: İdare, "mahkeme kararını uyguluyorum" diyerek kusursuz olduğunu iddia edemez. Zira o mahkeme kararının varlık sebebi, idarenin kendi kusurlu eylemidir (hatalı ihale).

Menfi Zarar: Yüklenici, idarenin bu kusurlu işlemine güvenerek sözleşmeyi imzalamış ve tüm bedel üzerinden peşin masraflar (damga vergisi, KİK payı vb.) yapmıştır.

Hukuki Sonuç: Yüklenicinin kusuru olmaksızın sözleşme feshedildiğinden, idare, sözleşmenin gerçekleşmeyen kısmına orantılı olarak yüklenicinin yaptığı bu peşin masrafları (menfi zararı) tazmin etmek zorundadır.

Analizin Sonucu

Yükleniciler İçin: İhalenizi iptal eden bir yargı kararı nedeniyle sözleşmeniz feshedilirse, bu durumu "kader" olarak kabul etmek zorunda değilsiniz. Bu durum, idarenin ihale sürecindeki hatasından kaynaklandığı için, sözleşmenin kalan (gerçekleşmeyen) kısmına isabet eden damga vergisi, karar pulu ve KİK payı gibi tüm peşin masraflarınızı menfi zarar davası açarak idareden geri alabilirsiniz.

İdareler İçin: Hatalı yapılan bir ihale süreci, sadece İdare Mahkemesi'nde ihalenin iptaliyle sonuçlanmaz. Aynı zamanda, sözleşme imzaladığınız (sonradan haksız duruma düşen) yükleniciye karşı da bir "menfi zarar" tazminat sorumluluğu doğurur.