yoğun kış şartları
Cevap:
Yoğun kış şartları, özellikle kar yağışı, donma ve düşük sıcaklıkların inşaat faaliyetlerini doğrudan etkilediği dönemleri ifade eder. Kamu ihale sözleşmelerinde bu tür hava koşulları, işin süre planlamasında dikkate alınır ve sözleşme metinlerinde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi olarak tanımlanır. Bu devre, inşaatın durdurulması gereken günleri kapsar ve sözleşme süresine dahil edilerek toplam çalışma süresi hesaplanır. Böylece, sözleşme süresi belirlenirken kış aylarında çalışmanın mümkün olmadığı günler otomatik olarak hesaba katılmış olur.
Yapım işleri genel şartnamesi (YIGŞ) 29. maddesi 9. fıkrası, yoğun kış şartlarının sözleşmede zaten hesaba katılmışsa süre uzatımı talebinin kabul edilemeyeceğini açıkça belirtir. Sayıştay Temyiz Kurulu nun 19.01.2022 tarihli 50910 sayılı kararı da bu hükmü destekleyerek, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi dikkate alınarak belirlenen iş bitim tarihinin, hava şartları nedeniyle uzatılmasının mümkün olmadığını ifade eder. Sadece doğal afet, kanuni grev, salgın hastalık, seferberlik ilanı gibi mücbir sebepler sözleşmede süre uzatımına yol açabilir; yoğun kış şartları bu kapsamda yalnızca sözleşmede yer alan havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi içinde hesaba katılmışsa ek süre talebine izin vermez.
Pratikte, bir yüklenici yoğun kış şartları gerekçesiyle sözleşme süresinin ötesinde ek süre talep ettiğinde, idare bu talebi reddedebilir ve gecikme cezası uygulayabilir. Sayıştay ın kararlarında görüldüğü gibi, idarenin hatalı bir şekilde ek süre vermesi durumunda kamu zararı oluşur ve gecikme cezası kesilmemiş olur. Bu nedenle, hem yükleniciler hem de idareler sözleşme metinlerini titizlikle incelemeli, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi kapsamındaki günleri doğru şekilde hesaba katmalı ve yalnızca gerçek mücbir sebeplerle süre uzatımı talebinde bulunmalıdır.
Yaka Danışmanlık firması olarak, kamu ihale mevzuatı çerçevesinde yoğun kış şartları konusundaki riskleri yönetmek için kapsamlı destek sunarız. Sözleşme hazırlama, YIGŞ ve ilgili yasal düzenlemelerin yorumlanması, mücbir sebep bildirim süreçlerinin yönetimi ve gecikme cezası risklerinin azaltılması konularında uzmanlığımızla idareleri ve yüklenicileri bilgilendirir, süreçlerin doğru yönetilmesini sağlar ve kamu zararı riskini ortadan kaldırır.
Yapım işleri genel şartnamesi (YIGŞ) 29. maddesi 9. fıkrası, yoğun kış şartlarının sözleşmede zaten hesaba katılmışsa süre uzatımı talebinin kabul edilemeyeceğini açıkça belirtir. Sayıştay Temyiz Kurulu nun 19.01.2022 tarihli 50910 sayılı kararı da bu hükmü destekleyerek, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi dikkate alınarak belirlenen iş bitim tarihinin, hava şartları nedeniyle uzatılmasının mümkün olmadığını ifade eder. Sadece doğal afet, kanuni grev, salgın hastalık, seferberlik ilanı gibi mücbir sebepler sözleşmede süre uzatımına yol açabilir; yoğun kış şartları bu kapsamda yalnızca sözleşmede yer alan havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi içinde hesaba katılmışsa ek süre talebine izin vermez.
Pratikte, bir yüklenici yoğun kış şartları gerekçesiyle sözleşme süresinin ötesinde ek süre talep ettiğinde, idare bu talebi reddedebilir ve gecikme cezası uygulayabilir. Sayıştay ın kararlarında görüldüğü gibi, idarenin hatalı bir şekilde ek süre vermesi durumunda kamu zararı oluşur ve gecikme cezası kesilmemiş olur. Bu nedenle, hem yükleniciler hem de idareler sözleşme metinlerini titizlikle incelemeli, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi kapsamındaki günleri doğru şekilde hesaba katmalı ve yalnızca gerçek mücbir sebeplerle süre uzatımı talebinde bulunmalıdır.
Yaka Danışmanlık firması olarak, kamu ihale mevzuatı çerçevesinde yoğun kış şartları konusundaki riskleri yönetmek için kapsamlı destek sunarız. Sözleşme hazırlama, YIGŞ ve ilgili yasal düzenlemelerin yorumlanması, mücbir sebep bildirim süreçlerinin yönetimi ve gecikme cezası risklerinin azaltılması konularında uzmanlığımızla idareleri ve yüklenicileri bilgilendirir, süreçlerin doğru yönetilmesini sağlar ve kamu zararı riskini ortadan kaldırır.


